|
MAYINLI BOLGEDEN PETROL FISKIRIYOR / MAYIN BOLGESINDE SON TANGO
ASAGIDAKI
HABERI IBRETLE OKUYUNUZ... BILINDIGI GIBI SURIYE ILE ARAMIZDA SINIR OLAN VE YAKLASIK KIBRIS ADASININ 2 MISLI BUYUKLUKTEKI
BU ALANDA BULUNAN MAYINLARIN TEMIZLENMESI ICIN YAPILACAK OLAN IHALE YETKISI BILINMEYEN BIR NEDENLE M.S.B. BAKANLIGINDAN ALINARAK
, IHALE VE ASLANLAR GIBI SATMAK KONUSUNDA UZMAN OLAN MALIYE BAKANI KEMAL ABIye VERILMISTI. ASAGIDAKI YAZILARDA
GORULECEGI GIBI VAN VALISI BU BOLGENIN MAYINDAN TEMIZLENME ISINI 29 MILYON USD'YE YAPILABILECEGINI SOYLUYOR VE "TEKERE COMAK
SOKTUGUNDAN" TALTIF EDILEREK MERKEZE ALINIYOR. DAHA SONRA TURK SILAHLI KUVVETLERI 35 ILE 50 MILYON USD ARASINDA
MALZEME ALIMI ILE BU BOLGEYI TEMIZLEYEBILECEGINI BEYAN EDIYOR. AMA BU TEKLIF HUKUMET TARAFINDAN GOZ ONUNE ALINMIYOR. SON
TANGO ZAMANI GELMISTIR; ULUSLARARASI IHALEYE CIKILIYOR VE IKINCI IHALEYE KATILAN YEDI FIRMADAN IKISI INGILIZ-IKISI ISRAIL
FIRMASIDIR. IKINCI IHALEDE VERILMIS OLAN IHALE BEDELLERI 370 MILYON - 2.300 MILYON USD ARASINDA DEGISMISTIR. AKP
HUKUMETININ BU KONUDA ALMIS OLDUGU KARARLAR HENUZ BELLI DEGILKEN , ISRAIL'E MAYIN TEMIZLIGINDEN SONRA 49 SENE SURE ILE KIRALANMASI
DUSUNULEN VE ORGANIK TARIM ICIN COK UYGUN OLAN BU BOLGEDEN PETROL CIKMIS OLMASI ILAHI ADALETIN RASTLANTISI OLARAK MI
DUSUNULMELIDIR. SIZLERE BU KONUYA ILISKIN PETROL BULUNDU HABERI VE MAYIN TEMIZLENMESI UZERINE YAPILAN "TANGO"
DAN IBRETLIK HABERLERI ASAGIDA SUNUYORUM. ULKEMIZDE GUNDEM O KADAR CABUK DEGISMEKTEDIR KI , YOLSUZLUKLAR, AB
DAYATMALARI , BOLUCU ORGUT EYLEMLERI , ABD'NIN ULKEMIZI SURUKLEMEYE CABALADIGI BOP OLUSUMU,ERMENI MESELESI-LAIKLIK KARSITI
SERIATCI KADROLARIN DEVLET YONETIMINE SIZMASI DIKKATLERDEN VE GOZDEN KACMAKTADIR. SAYIN DOSTLARDAN GUNDEM ICINDE
SADECE GUNE ODAKLANMAMALARINI VE VATANIMIZA-ULKEMIZE-DEVLETIMIZE-CUMHURIYET KAZANIMLARINA VE LAIKLIGE KARSI MEVCUT OLAN
TUM TEHDITLERI UNUTMAMALARINI NACIZANE HATIRLATIRIM... HABER 1 *** MAYINLI
BOLGEDEN PETROL FISKIRIYOR Mayınların temizlenmesi karşılığı 49 yıllığına
İsrail'e verilmek istenen sınır arazisi, Türkiye'nin kaderini değiştirecek
BEDAVA VERECEKLERDİ
SURİYE ve Irak sınırındaki mayınlı
arzilerin temizlenmesi için Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün "40-50 milyon dolarlık bütçe, mayınların
yer değiştirmesi yüzünden 500 milyon dolara çıktı. Bu kadar paramız yok" demesi vatandaşları
ayağa kaldırmıştı. Yapılan araştırmalarda, sınırdaki arazilerin mayınları
temizleme karşılığı 49 yıllığına İsrailli firmalara devredilmek istendiği
ortaya çıktı.
Şimdi petrol fışkırıyor
ANCAK mayınlı arazilerin
temizlenmesini beklemeyen Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, sınırın hemen yanında sondaj
çalışmaları başlattı. Batı Kozluca'da açılan 3 kuyuda da bin 300 metreye inildiğinde,
12-13 gravite kalitesinde petrol fışkırmaya başladı. TPOA bölgede 10 kuyu daha açmak hazırlıkları
yaparken, Türk'ün malını yutmaya hazırlanan İsrail'in hevesi kursağında kaldı.
Mayınlı
arazide petrol
AKP iktidarının 49 yıllığına İsrail'e vermek istediği mayınlı
araziden 'siyah altın' çıktı. TPAO, Suriye sınırında açılan 3 kuyuda petrol bulunduğunu
açıkladı
İsrail'e verilmek istendiği için tartışmalara yolaçan mayınlı arazide
ilginç bir gelişme yaşandı. Bu arazilerdeki toprağın altının zengin petrol yatakları
olduğu ortaya çıktı. Suriye ve Mardin'deki mayınlı arazilerin yakınlarında Türkiye Petrolleri
Anonim Ortaklığı'nca yapılan çalışmalar olumlu sonuçlar verdi. Her iki ildeki mayınlı
arazilerde de petrole rastlandı.
TPAO açıkladı Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı
(TPAO), Suriye sınırında açılan 3 kuyuda petrol bulunduğunu bildirdi. Geçen yılın Aralık
ayında Suriye sınırında petrol arama çalışması başlatan TPAO, Mardin'in Nusaybin İlçesi'nde
açtığı 5 kuyudan 3'ünde petrol buldu. TPAO Batman Bölge Müdürü Bayram Kara, 2005 yılının Aralık
ayında Suriye sınırındaki mayınlı alanın yanında petrol arama çalışması
başlattıklarını belirterek, Çamurlu ve Sınırtepe'de birer, Batı Kozluca'da ise 3 kuyuda
sondaj çalışması başlattıklarını söyledi. Batı Kozluca'daki sondaj çalışmalarında
3 kuyuda da 12-13 gravite kalitede petrol bulduklarını ifade eden Kara, şöyle dedi:
12-13
gravite "Petrol fiyatlarının yüksekliği ve zaman kaybı nedeniyle mayınlı arazilerin temizlenmesini
beklemeden petrol arama çalışmalarına başladık. O alana uygun kulelerle sondaj çalışmalarını
sürdürüyoruz. Batı Kozluca'daki 3 kuyuda bin 300 metrede petrol bulduk. Bu 3 kuyumuzda da üretime başladık.
Çıkarılan petrolün kalitesi 12-13 gravitededir. Rezerv, yapılacak incelemelerin ardından belirlenecek.
Zaten Suriye'nin de sınırımıza yakın noktalarında çıkardığı petrolün gravitesi
aynıdır. Çamurlu ve Sınırtepe'deki kuyularda çalışmalar sürüyor. Bu 3 bölgede toplam 10 kuyu
açacağız."
Çalışmalar sürecek Bölge Müdürü Kara, sınırdaki mayınların
temizlenmesinin ardından büyük kulelerle petrol aramasına başlayacaklarını ve çalışmaların
bu 3 bölgeyle sınırlı kalmayacağını da belirterek, "Biz sınıra yakın kesimlerde
zaten petrol üretimi yapıyorduk. Ama bu kez mayınlı arazilerin hemen yanında üretime başladık.
Mayınların temizlenmesinin ardından başka bölgelerde de petrol arayacağız" dedi.
Cudi
Dağı'nda sismik arama
TPAO Batman Bölge Müdürü Bayram Kara, kış mevsiminin sona ermesinin ardından
faaliyetlerinde hızlanma yaşandığını belirterek, şunları söyledi: "Ağır
kış şartları nedeniyle sismik arama çalışmalarımıza ara vermiştik. Bu çalışmalara
yeniden başlıyoruz. Chevron şirketi ile Cudi Dağı'nda sismik arama çalışmalarına Mayıs
ayında başlayacağız. Siirt'in Pervari İlçesi'ndeki Okçular kuyusunda sondaj çalışmaları
sürüyor. Şu anda 2 bin metreye indik. Bu kuyuda 5 bin metreye kadar ineceğiz. TPAO Batman Bölge Müdürlüğü olarak
günlük 20 bin varil petrol üretiyoruz."
Haber Tarihi : 19.04.2006 HABER 2 *** DIKKAT
MAYIN VAR .... "VALİ MAYINA BASTI" Habere göre, Suriye sınırındaki mayınların
temizlenmesi konusunda ihaleye çıkılıyor. KİLİS ili sınırları içerisinde kalan kısım
için -iddiaya göre- İsrail ile irtibatlı bir firma 200 milyon doların üzerinde teklif veriyor. Sözkonusu arazide
49 yıllığına "organik tarım yapma" imtiyazı verilirse, bahsekonu firmaya ödeme yapılmayacaktır. Fakat,
KİLİS Valisi Aslan KÜTÜK Bey, bu tekere "çomak" sokar! "Durun, der. Ben bu işi 29 milyon dolara,
üstelik de yerli firmalara yaptırırım. Mayından temizlenen araziyi de çiftçilere dağıtırız!" Ne
düşündünüz? Böyle bir mülki idare amirinin "takdir" ve "taltif" edileceğini mi? Sayın
Vali, derhal "MERKEZ" e alınmış! Bunu nasıl değerlendirmek gerektiğinin takdirini
size bırakıyorum. HABER 3 *** Türkiye Raporu
Mayıs 2002’den bu
yana önemli gelişmeler: 12 Mart 2003’te TBMM Mayın Yasaklama Anlaşması’na katılım
için gerekli yasal düzenlemeyi kabul etti ve yasa daha sonra cumhurbaşkanı tarafından imzalandı. 3 Mayıs
2003’te Türkiye ve Yunanistan Dışişleri Bakanları ortak bir açıklama yaparak anlaşmayı
eşzamanlı olarak uygulamaya sokacaklarını duyurdular. Yine Mayıs 2003’te silahlı kuvvetlerinin,
mayın stokunun imhası için planlama yapmaya başladığı bildirildi. Türkiye Bulgaristan sınırının
Türkiye yakasında mayın temizliğinin 2002 ortasında tamamlandığını bildirdi. Diğer
yerlerde temizlik devam ediyor. Hükümet, 2002’de 21 yeni mayın kurbanı olduğunu açıkladı, bu
rakam 2001’de 58’di. 26 Nisan 2003’te Mayınsız Türkiye ilk ulusal konferansını İstanbul’da
gerçekleştirdi.
Mayın Sorunu
Mayıs ve Haziran 2002’de Türk yetkililer 1956 ve 1969 arasında
“yasadışı sınır geçimini” engellemek için 900 000 ile 935 000 arasında mayın
döşendiğini açıkladılar. Bu mayınların “hepsi işaretlendi, izleniyor, telörgü veya
diğer yöntemlerle sivillerin güvenliği etkin biçimde sağlanıyor” denildi.(12) Mayıs 2003’teki
Daimi Komite toplantısında daha fazla ayrıntı sağlandı: 900 094 mayın döşenmiş
durumda ve bunların çoğu (615419) Suriye sınırında. Ayrıca 1989 ve 1992 arasında doğu
ve güneydoğu Türkiye’de güvenlik tesislerinin etrafına 39569 mayın döşenmiştir.(13)
LM
daha önce mayın kirliliğinin Türkiye’nin Azerbeycan, Bulgaristan, Gürcistan, İran, Irak ve Suriye sınırları
ile güneydoğu bölgelerinde yoğunlaşmış olduğunu bildirmişti.(14) Mart 2001’de Yunanistan
Savunma Bakanı Türkiye’nin Yunanistan sınırında Türkiye tarafındaki mayınlara referansta
bulunmuştu.(15)
HABER 4 ***
Mayın tarlaları yeşillenecek! 07-02-2006
Türkiye'
nin sınırlarında gömülü mayınları 8 yıl içinde temizlemesi gerekiyor. Suriye sınırı
için ihale açıldı bile. Kazanan firma 49 yıllığına 45 milyon metrekarelik araziyi ekip biçme
hakkına sahip olcak, bölge canlanacak.
Ottowa Anlaşması olarak bilinen Mayın Yasaklama Antlaşması'na
3 yıl önce imza atan Türkiye, mayınlarından kurtulmak için kolları sıvadı. Anlaşmaya göre
stoklardaki 2 milyon 973 bin 481 mayının 2008 yılına kadar imhası, sınırlarda gömülü bulunan
920 bin 80 adet mayının ise 2014 yılma kadar çıkarılması gerekiyor.
Yalnızca Türkiye-Suriye
sınırında 615 bin 449 adet gömülü mayın var. 519 kilometre uzunluğu olan sınırda, mayınlanmış
alanın genişliği ise 306 milyon metrekare.
Milli Savunma Bakanlığı anlaşma sonrası
mayın temizleme işini Türk Silahlı Kuvvetleri'ne vermiş, TSK'ya bu iş karşılığında
50 trilyonluk bir bütçe ayrılmıştı. Ancak TSK, temizleme sırasında yaşanacak personel kaybı
gibi gerekçeler nedeniyle bundan vazgeçti. Milli Savunma Bakanlığı da uluslararası çapta bir ihale açtı.
Ancak ihalede yalnızca Suriye sınırının mayınlardan arındırılması için 700
milyon dolar ile l milyar dolar arasında beklenenin çok üzerinde teklifler verildi. Böyle olunca da MSB, ihale işini
Maliye Bakanlığı'na devretti.
Maliye ilk ihaleyi Mardin-Suriye sınırı için düzenledi.
İhaleye iki Türk firması Kavideniz ve Sarsılmaz ile bir isveç firması (Countermıze Operatıon)
başvurdu. Sonuç 15 Şubat'ta açıklanacak.
5 yılda temizlenecek Kazanan firma, 45 milyon 236 bin
447 metrekare yüzölçümündeki alanı mayınlardan temizledikten sonra 49 yıllığına tarımsal
amaçlı olarak kullanacak. Plana göre mayın temizliği 5 yıl içinde tamamlanacak. Ardından arazinin
tarımsal amaçlı kullanılmasıyla birlikte, yıllardır terörün gölgesinde kalmış bölgenin
ekonomik açıdan da canlanması bekleniyor.
Suriye'nin Şırnak sınırındaki 16 milyon
580 bin 504 metrekarelik alan da aynı şekilde ihale edildi. Sırasıyla Suriye ile sınırı
bulunan Şanlıurfa, Kilis, Hatay ve Gaziantep için de ihale açılacak. Bu bölge bittikten sonra da Irak, İran
ve Ermenistan sınırları mayından temizlenecek.
Organik tarım için uygun Mayınsız
Bir Türkiye Girişimi Sözcüsü Muteber Öğreten: "Bir yerde organik tarımın yapılabilmesi için orada
en az üç yıl gübre gibi kimyasal şeylerin kullanılmaması gerekiyor. O nedenle bu topraklar organik tarım
için çok uygun topraklar. Burası dünyanın en büyük ikinci organik tarım alanı olacak. Yıllardır
atıl olan bu topraklar bölgeye büyük bir artı değer katacak. Umarım elde edilecek gelirin bir bölümü,
mayın nedeniyle sakat kalanlar için kullanılır."
Bir mayın 100 saatte çıkarılıyor AK
Parti Mardin Milletvekili Nihat Eri: "Gömülen mayınların tanesi 3-4 dolar. Bu kadar ucuza mal edilen mayınları
çıkartmak için tanesine bin dolar harcamak gerekiyor. Üstelik bir mayın da ortalama 100 saatte çıkarılıyor.
O nedenle ihalede çok uçuk rakamlar önerildi."
HABER 5 ***
Türkiye’deki ‘Golan’a dikkat!..
Suriye ve Irak sınırındaki 6 ilde mayın temizleme işini yapacak firmaya temizlediği arazinin
49 yıllığına kiralanacak olması; geçtiğimiz yıllarda Manavgat nehrinin suyunun satışı
görüşmelerinde AKP hükümetine resmi olarak ‘kibbutz’ teklifi getiren İsrail için ‘arazi’
üretiliyor iddiasını gündeme taşıdı.
Ottowa Anlaşması olarak bilinen Mayın
Yasaklama Antlaşması'na 3 yıl önce imza atan Türkiye’de, Suriye ve Irak sınırındaki 6
ilde mayın temizleme için yapılacak ihalelerin şartnamesindeki ilginç ‘şartlar’ gözleri İsrail’e
çevirdi. Mayın temizleme işini yapacak firmaya temizlediği arazinin 49 yıllığına kiralanacak
olması; geçtiğimiz yıllarda Manavgat nehrinin suyunun satışı görüşmelerinde AKP hükümetine
resmi olarak ‘kibbutz’ teklifi getiren İsrail için ‘arazi’ üretiliyor iddiasını gündeme
taşıdı. İsrail, eskiden beri GAP bölgesinde organik tarım yapma gerekçesiyle Yahudi ailelerini kibbutz
denen çiftliklere yerleştirmeyi planlıyor. İsrail’nin devlet oluşum süreci de bu, kibbutzlarla başlamıştı.
Türkiye 2003 yılında uluslararası mayın yasaklama anlaşmasına imza attıktan sonra
stoklarındaki 2 milyon 973 bin 481 mayının 2008 yılına kadar imhasını, sınırlarda
gömülü bulunan 920 bin 80 adet mayının ise 2014 yılına kadar temizlenmesi kabul etti. Buna göre, Türkiye-Suriye
sınırında 615 bin 449 adet gömülü mayın var. 519 kilometre uzunluğu olan sınırda, mayınlanmış
alanın genişliği ise 306 milyon metrekare. İsrail, mayın temizleme işini alırsa, bu bölge
İsrail verimli toprakları tıpkı işgal ettiği Suriye’nin Golan Tepesi’ndeki araziler
gibi tarım arazisi ve besin deposu haline getirebilecek.
Süreç gizli başlayınca... Mayınların
temizlenmesi ile ilgili süreci başlatan AKP hükümeti, buna ilişkin aldığı kararı gizli tuttu.
Konuyu Bakanlar Kurulu gündemine taşıyan AKP hükümeti, 27/06/2005 tarihli ve 2005/9076 Sayılı Bakanlar
Kurulu kararı ile, mayın temizliği için düğmeye bastı. Ancak alınan karar, kamuoyuna açıklanmadığı
gibi Resmi Gazete’de de yayınlanmadı. Bunun için de mayın temizliği işinin kimler tarafından
nasıl ve hangi şartlarda yapılacağı, kamuoyu tarafından öğrenilemedi.
İsrail’in
Kibbutz projesi Öte yandan araziyi mayından temizleyecek firmanın 49 yıllığına kiralanmasının
şartnameye konulması ve yabancı firmaların ihaleye girmesine izin verilmesi, gözleri İsrail’e
çevirdi. Çünkü GAP bölgesinde yıllardır organik tarım yapma bahanesiyle bölgeye yerleşmeyi bazen resmi
olarak bazen de gayri resmi yollardan gündeme getiren İsrail, en son AKP Manavgat nehrinin suyunun satışı
görüşmelerinde bölgede Yahudi çiftçilerin kalabileceği ‘kibbutz’lar için arazi istemişti. Ancak
bu istek kamuoyuna duyurulmamıştı. Gül’ün son İsrail ziyaretinde de bu konu gündeme getirilmişti.
Bu
istekler unutulmadan GAP bölgesindeki illerde çıkılan ihaleler, akıllara bu kibbutz projesini getirdi. Gizliden
gizliye İsrail’in Avrupalı şirketler aracılığıyla bu ihalelere girdiği veya
girmeye çalıştığına ilişkin duyumlar ise, endişeleri iyice artırdı. Çünkü, Fırat
nehrine kadar olan toprakları vaat edilmiş toprak statüsünde gördüğü için bir şekilde bu bölgeye yerleşmeye
çalışan İsrail’in bu tür fırsatları kaçırmayacağına dikkat çekiliyor. Öte yandan
Kibbutz, kolektif çiftlik anlamına geliyor. İsrail devleti kurulmadan önce bu kibutzlarla Filistin’e yerleşen
Yahudiler, kiraladıkları bu arazileri zaman içerisinde baskıyla ve yüksek miktarlardaki paralarla satın
aldılar. Böylece İsrail devletinin alt yapısını oluşturdular. Kibbutzlar, asgari 100 dönüm arazi
üzerine kuruluyor.
Eski vali’nin endişesi Sınır bölgesinde mayın temizliği yapılacak
illerden Kilis’in eski Valisi Aslan Kütük de, kısa süre önce bu konuya dikkat çekmiş ve şu önemli açıklamaları
yapmıştı: “Bölgenin temizliğinin yabancı şirketlere verilmesi için ihaleler başladı.
İsrail firması gelecek, burnumuzun dibinde genetik deneme çiftlikleri kuracak. Hem topraklarımızı
kirletmelerine izin vereceğiz, hem de denetimi kaçıracağız. Arazilerin başka ülke şirketine
tahsisi girişimini, ülkem yararına değil, zararına görüyorum. Milli menfaatlerimize aykırı buluyorum.
Böyle bir şey olamaz. Dünyanın hangi yerinde yabancı bir şirket böyle bir işi yapmış ki.
Bu iş yerli firma eliyle yapılmalı, kullanım hakkı da mutlaka Türk vatandaşlarına verilmeli.”
MİLLİ GAZETE 28.02.2006 HABER 6 *** AKP “mayınlı
tarla”da oynuyor Halen Merkez Valisi olarak görev yapan eski Kilis Valisi Aslan Kütük’ün “mayınların
temizlenmesi” hususunda konuştukları gerçekler üzerine, geçen hafta kıymetli Muharrem Bayraktar ve Ahmet
Erimhan “milli güvenliğimizi ilgilendiren çok önemli yazılar” yazdılar.
Konu güncelliğini
ve önemini korumaya devam ediyor.
“AKP’nin mayınlı alan üstündeki hokus–pokus”u
neticesinde, İsrail başta olmak üzere sair ecnebiler, 49 yıllığına güneydoğu sınırımıza
konuşlanacaklar... Yüzüp yüzüp kuyruğuna geldiler; çünkü Mart’ın 9’unda “Şırnak
ili mücavir alanındaki mayınlar”la ilgili ihale var. 15 Şubat 2006 tarihinde ihaleye çıkarılan,
ancak ihalesinin yapılmamasına karar verilen Mardin İli sınırlarındaki mayınlı alanların
ihalesi, yakın zamanda tekrar yapılacak... AKP, mayınlı alanda oynuyor.
AKP kurmayları, Maliye
Bakanı, Bakanlar Kurulu, Başbakan R. T. Erdoğan ve tabi öncelikle devletin milli güvenliğinden sorumlu
yetkililerimizden açıklama bekliyoruz aşağıdaki endişe ve tespitler hususunda? Bakınız
neler oluyor...
“Mayın temizleme ihalesi” ibaresi baştan yanlış... İş
şu: “Mayınlı alanların temizlenmesi karşılığında temizleyen firmanın/firmaların
söz konusu toprağı 49 yıllığına kullanımına izin verme”. İkisi arasında
büyük fark var... İlkinde sanki mayınlı alanlar temizlenecek ve daha sonra bir şekilde halkın
kullanımına verilerek tarıma açılacak şeklinde algılanıyor. Öyle değil... İhaleyi
alacak olan firma, mayınları temizleyecek veya temizlettirecek; bunun karşılığında 49 yıl
gibi uzun bir süreyle toprakların kullanımını elde edecek.
Bakanlar Kurulu’nun, Türkiye ve
Suriye arasındaki sınıra dair düzenlemeleri içeren 13.06.2005 tarihli ve 2005/8982 sayılı kararı
ile 04.03.1992 tarihli ve 92/2795 sayılı Kararname Eki’nin 6. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan
“Mayın temizleme işlemi ile Genel Kurmay Başkanlığı görevlidir” hükmü, “Mayın
temizleme faaliyeti ve ihale işlemleri Maliye Bakanlığınca yürütülür” şeklinde değiştirilmiştir.
Mardin’de
49 bin, Hatay’da 36 bin, Kilis’te 34 bin, Gaziantep’te 15 bin, Ş.Urfa’da 55 bin ve Şırnak’ta
16 bin dönüm olmak üzere toplam 205 bin dönüm mayınlı alanı “temizleme” karşılığı
“kullanıma (kiralama) vermek” üzere çalışmalara başlanmış, pilot il olarak da Mardin
seçilmiştir.
Mardin ve Şırnak’taki mayınlı alanlar için ilan, şartname ve
taşınmazlar listesi yayımlanmıştır. İlanda ihalenin 2886 sayılı kanunun 36.maddesine
göre yapılacağı bildirilmiştir. Söz konusu kanunda “kullanıma verme” diye bir usul yoktur.
Kanunda “kiralama”dan söz edilmektedir. İhalede ise “kiralama”dan söz edilmeyip, “kullanıma
verme”den söz edilmektedir; çünkü kanunda “kiralamalar için belirlenen müddet en fazla 5–10 yıl süreyle
sınırlı”dır. 10 yıldan fazla yapılacak kiralamalarda Maliye Bakanlığının
izni olması gerekirken, böyle bir izin yoktur; varsa sayın Bakan açıklasın? Milli Emlak’ın
web sayfasındaki ilgili ilan başlığında “kiralama”dan söz edilmiş, içerikte ise
“temizleme karşılığı kullanıma verme” ifadesi kullanılarak, Bakanlık kendisiyle
tezat oluşturmuştur. İhale komisyonları ise illerdeki Defterdarlıklarda bulunan personelden teşekkül
edecektir. Halbuki 2886 sayılı kanun ve bu kanunla ilgili çıkarılan yönetmelikte komisyonların kurulması
başlıklı bölümünde, “komisyonlarda işin uzmanı bir veya birkaç kişinin bulundurulması
gerekir” diye ifade edilirken, hiçbir Defterdarlıkta bu konunun uzmanı kişi veya kişiler bulunmadığından,
komisyonlar, maalesef konunun uzmanı kişilerden yoksun olarak teşekkül etmiştir. Hangi defterdarlıkta
mayın temizleme uzmanı var; varsa sayın Bakan düzeltsin!
İlanda “49 yıl”dan
söz edilmektedir. Bu uzun sürenin, neye göre, hangi kıstaslara göre belirlendiği muğlaktır. Maliye Bakanlığı
Defterdarlıklara yazılı değil, şifahi olarak bu sürenin 49 yıl olması gerektiğini
bildirmiş, Defterdarlıklar da ellerinde hiçbir bilimsel veri olmadığı halde bu süreyi 49 yıl
olarak belirlemişlerdir. Değil mi sayın Bakan?
Yapılacak ihale sanki “mayınların
temizlenmesi” ihalesi olarak tanıtılıyor. Mayınların temizleme karşılığı
49 yıllığına temizleyen firmaya kullanıma verileceği, kamuoyundan gizleniyor. Kamuoyu, mayınlar
temizlendikten sonra toprakların tarım yapılmak üzere halka dağıtılacağını zannediyor...
İhale şartnamesi ortada; halka dağıtmak gibi bir niyet yok, böyle bir hesap yok... Var mı Sayın
Bakan?
Sürenin belirlenmesi için Milli Savunma Bakanlığı’ndan görüş istenmiş, ancak;
Milli Savunma Bakanlığı, Mayın Temizleme Projesine ilişkin olarak, ülkemizde böyle bir hizmet alımının
ilk kez gerçekleştirilecek olması ve başka bazı nedenlerle yaklaşık maliyetin ihale öncesinde
belirlenmesinin gerçekçi olamayacağı, hatta maliyette aşırı sapmalara dahi neden olabileceğine
dikkat çekmiş. Neticede bir firma 1 m2’lik mayınlı alanı 0,5 USD’ye temizleyebilecek iken,
diğer bir firma 1 m2’lik alanı 15 USD’ye temizleyebileceğini beyan etmiş.
Bu şekliyle
asgari ve azami bedeller arasında çok geniş bir yelpazenin bulunduğuna dikkat çeken Milli Savunma Bakanlığı’ndan,
temizleme maliyetinin tespit edilememesi durumunda da toplam kullanma süresinin belirlenmesinin de zor olacağı,
aslında hizmet satın alınarak bu sürelerin tespit edilmesinin daha iyi olacağı konusunda, görüş
bildirmiştir. Yani temizleme karşılığı kullanıma vermek yerine; devletin imkanları
ile mayınların temizlenerek tarıma açılmasının, daha bilimsel ve ülkenin güvenliği açısından
daha yararlı olacağı görüşü ortaya çıkmıştır.
Hal böyle iken Maliye Bakanlığı
konunun uzmanı olmadığı halde hangi bilimsel veriye dayanarak bu süreyi 49 yıl olarak belirlemiştir?
Böylesi önemli ve riskli bir iş, nasıl 49 yıllığına kiralanmaya dönüştürülebiliyor? Böylesi
önemli ve uzmanlık gerektiren bir işin koordinasyonu nasıl oluyor da, illerdeki Defterdarlıklarda bulunan
(Milli Emlak Müdürlükleri) konunun uzmanı olmayan birimlere havale edilebiliyor? Sayın Bakan, sayın Başbakan
ne dersiniz bu mayınlı işe?
Bu işi “ülkemizde yapacak bir firmanın bulunmadığı”
bahanesiyle şekillenen “mayın temizleme karşılığı 49 yıllığına
kiralama ihalesi” ile, özellikle İsrail firmaları başta olmak üzere, yabancıların önü açılmıştır.
Etrafımızı kuşatan ateş ve işgal çemberinin daraldığı, küresel ihtirasların
bölgemizde yoğunlaştığı bir süreçte, “yumuşak karnımız” olan güneydoğu
sınırımızın bir nevi güvenliğinin 49 yıllığına İsrailli firmalara veya
bir başka ecnebiye devredilmesi hesapları basit değildir. AKP, mayınlı tarlada böylesi yüksek rsik
arz eden bir oyun oynamamalıdır.
Bir milletvekili, Maliye Bakanına yazılı soru önergesi veriyor;
TBMM web sayfasından görüldüğü üzere önergeye doğru dürüst cevap verilmiyor.
Mardin’de 49 bin,
Hatay’da 36 bin, Kilis’te 34 bin, Gaziantep’te 15 bin, Ş.Urfa’da 55 bin ve Şırnak’ta
16 bin dönüm olmak üzere toplam 205 bin dönüm yani, yaklaşık 205 milyon m2’lik toprağımızın
49 yıllığına “mayın temizleme bahanesi” ile kullanımının ecnebinin eline,
özellikle İsraillilerin eline geçmesine gönlünüz nasıl rıza gösteriyor sayın AKP kurmayları? Bu
hususa bir açıklık getirseniz... Bakan Kemal Unakıtan’ın “Satarız, babalar gibi satarız,
kiraya da veririz; toprağı çuvala doldurup dışarı mı götürecekler canım!” şeklindeki
beylik lafı, benim hafızamı hâlâ zonklatıyor... Ya sizin?
|